Estetik CerrahiEstetik Cerrahi RandevuWHATSAPP ile Hemen İletişim

Selülit, cildin portakal kabuğuna benzer görüntüsüne verilen isimdir. Lipodistrofi olarak adlandırılır. Selülit özellikle dokularımızdaki lenf dolaşımının herhangi bir sebepten dolayı yavaşlaması sonucunda, hücreler arasında lenf sıvısının birikmesiyle meydana gelmektedir.

Portakal kabuğu görüntüsünün oluşumundan cilt altındaki ve cilde dik olarak bağlanan fibröz bantlar sorumludur. Bu fibröz bantlar kadın ve erkeklerde farklı olduğu için erkeklerde selülit oluşumu, hormonlarında etkisiyle yok gibidir.


Selülit Nasıl Oluşur?

Cilt altında (subcutanöz) yağ dokusunun genişlemesi hadisesidir. Bu genişleme;

  • Mikrosirkülasyonu bozar,
  • Lenfatik dolaşımı bozar,
  • Bozulmuş lenfatik dolaşım ve kan dolaşımı sonucu hücreler arası boşluğa basınç artışı sonucu sıvı ve toxinler sızmaya başlar,
  • Lenfatik dolaşımın bozulmasıyla birlikte dokularda hücreler arası mesafelerde yağlarda birikmeye başlar. Bu birikim yani ödem hücre fonksiyonlarını da bozar.
    Yağ hücrelerinin giderek büyümesi, akımı iyice bozarak yağ hücrelerinin birikimini artırır.
  • Cilt altı kalınlığının artması sonucu fibröz bantlarda bir genişleme olamadığından yağ birikimleri yer yer cildin dışarıya çıkıntılar yapmasına neden olur. Bu çıkıntılar cildin portakal kabuğu görüntüsünden sorumludur.
  • Selülitler yağ birikiminin de ilavesi sonucu her geçen gün artık tedavisi zor bir hal almaya başlar.
  • Bu birikim adele ve eklem fonksiyonlarında azalmaya, sırt ve bel ağrılarına, çabuk yorulmaya, varisler ve cilt deformasyonlarına, doku sarkmalarına, cilt çatlaklarına yol açarak kişinin psikososyal yapısını da bozmaya başlar.

Kısacası sadece bir kozmetik problem olarak başlayan selülit ,ilerlemesi durdurulmadığında artık geriye dönüşü imkansız, bir hastalık gibi karşımıza çıkar. Kilo verme ve diyetle sadece cildin daha alt katmanlarındaki yağların erimesi sağlanabildiğinden selülit tek başına diyet ve sporla tedavi edilemez. Çoğunlukla kadınlarda görülür, en çok bacak ve kalçalarımızda ortaya çıkar. Erkeklerde ise yağlanmanın daha fazla olduğu karın ve bel yanlarında görülebilir. Sellülit yağ fazlasının olduğu bölgelerde daha yoğun olmakla beraber, selülit oluşması için kilo fazlanızın olmasına gerek yoktur. Selülitli kısım cildin diğer bölgelerine göre daha beyazdır ve soğuktur. Ağrıya daha duyarlıdır.


Selülit Dereceleri

  • Stage 1: Selülitler baslangıçlarında yumuşak bir doku özelliğine sahiptirler ki bu selülitlere soft sellülit adı verilir. Ayakta ve yatarken cilt düzgün görünür ama sıktığınızda çukurlar ortaya çıkar.Tedavisi en kolay olan tipidir. Hatta evdeki uygulamalarla bile (krem ,masaj) hafifleyebilir.

  • Stage2: Zaman içerisinde selülitler daha da gelişerek yer yer sertlikler oluştururlar ki, bir el cildin üzerinde gezdirildiğinde el altında nodüler sertlikler halinde hissedilirler, bu selülitlerede nodüler selülit adı verilir. Ayağa kalktığınızda ortaya çıkar. Tedaviye olumlu cevap verirler. Mutlaka bir klinik destek gereklidir.

  • Stage 3: Sellülitlerin daha da ilerlemesi ile ciltte hissedilen nodüler sertlikler daha yaygın ve daha sert hale gelir ki bunada fibröz sellülit adı verilir. Yatarken ya da ayakta her pozisyonda ortaya çıkar.Tedavisi mümkün olmayabilir ya da oldukça yavaştır.


Selülit Nedenleri

Selülite neden olan etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Aktivite yetersizlikleri
  • Geçirilmiş ameliyatlar
  • Yanlış beslenme: alkol ,cafein, baharatlı gıdalar
  • Hormonol nedenler
  • Kalıtımsal nedenler
  • Dolaşım bozuklukları:Bacakları sıkı sıkıya saran kıyafetler, bacak bacak üstüne etmek,
  • Hipotroidi
  • Kronik kabızlık
  • Doğum kontrol hapı kullanımı : Östrojen nedeniyle vücutta su tutulmasına neden olur.
  • Karaciğer disfonksiyonu
  • Ruhsal problemler
  • Fazla alkol tüketimi,sigara ( kan akımını azaltarak)
  • Hamilelik


Selülit Tedavisi

Selülitle savaşmanın ana prensipleri

  • spor,
  • sağlıklı bir diyet ,
  • external terapi dediğimiz masaj uygulamalarıdır.

Selülit tedavisi sadece oluşan cilt altı yağ dokusunun azaltılmasını değil aynı zamanda neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasını da içermelidir. Selülit oluşumunda allta yatan bir çok neden olduğuna göre selülitle savaşmada bu metodların sadece birini kullanarak sonuç beklemekte hatalı olur. Tek başına diyet uygulaması yağlı kitlenin azalmasıyla selülit görüntüsünü hafifletmekle beraber, tamamen ortadan kaldıramamaktadır. Selülit liposuctionla tedavi edilemez. Burada ancak daha derindeki yağlar hedeflenmektedir. Oysa selülit hemen cilt altındaki yağ birikimidir. Liposuction işlemlerinden sonra da selülitin devam ettiği görülmektedir. Yine tek başına masaj uygulamaları da kilo vermenizi sağlamayacağı için selülit sorununuzu çözemez. Selülit tedavisinde en etkin sonucu alabilmek için diyet, spor ve vakum-radyofrekans kombine tedavi yöntemlerini uygulamaktayız.

Özellikle spor ve vakum-Radyofrekansdan yoksun kilo verme programları özellikle cildimizdeki elastikiyetin azaldığı ileri yaşlarda sarkmalara neden olabilmektedir. Her iki yöntemin burada kullanılış amaçları azalmış lokal kan akımını uyararak hücreler arası sıvı ve yağ birikimini azaltmak , yağ hücrelerini parçalamaktır. Uyguladığımız bu yöntemlerde gerekirse yağ kitlesini azaltmak için uygulama öncesinde liposuction uygulanarak tedavinin etkinligi artırılmaktadır.


External terapilerde ana amaç

  • Selülitli bölgede kan akımında oluşan stazin (durgunlugun ) kaldırılması,
  • Dokudaki basıncın azaltılması,
  • Yağ hücrelerinin etrafında birikmiş olan ve giderek büyüyen yağların lenfatik akımı artırarak uzaklaştırılması prensibine dayanır.

Masaj özellikle sporla dahi yok edilmeyen yani ulaşılamayan bölgelerde (bacak iç yanı ve diz gibi) bu özellikleri sayesinde

  • Selülit görünümünün giderilmesi,
  • Cilt sıkılaşması ,
  • Bölgesel incelme sağlanabilmektedir.

Geniş alanlarda kullanılabilen ve özellikle selülitli bölgelerde tercih edilen geniş başlığı dışında küçük başlığı ile de yüz, boyun, kol gibi küçük alanlarda cilt sıkılaştırma amacıyla kullanılabilmektedir. Yapılan tıbbi araştırmalarda selülit görüntüsünün %65 oranında azaldığı , kilo kaybı olmadığı halde bacak çevresinde ortalama 3.2 cm lik azalmalar tespit edilmiştir.


Uygulandığı Yerler

  • Bacaklar ve basen,
  • Üst kol,
  • Bel yan bölge -love handles-
  • Karın

Haftada 2 kez olmak üzere selülit derecesine göre 8-16 seans olarak önerilmektedir.

Portakal kabuğu görüntüsünün giderilmesinin yanısıra bacak ve bel çevresinde yağların parçalanmasını sağlayarak azalma meydana getirir. Radyofrekans enerjisi aynı zamanda cildin gergileştirilmesi ve toparlanması amacıyla da kullanılmaktadır. Bu özelliği sayesinde sadece selülitlerin ortadan kaldırılması için değil aynı zamanda yüz ve boyunda sarkmaları azaltmak, yüz ovalinin belirginleşmesi ve yüz cildinin sıkılaşması için de etkili olmaktadır.


Sık Sorulan Sorular

  • Tedavi Hangi Sıklıkda ve Ne Süreyle Uygulanmalıdır?
    Başlangıçda haftada iki kez olmak üzere 16 seans önerilir. Bazı hastalarda ilk 10-12 seansda gelişme saptanırken bazı kişilerde 16 seansa ihtiyaç duyulabilmekdedir. Elde edilen sonucun kalıcı olmasını sağlamak amacıyla ayda bir tek seans uygulanabilir. Her bir seans 45-60 dakika sürer. Bu süre uygulama yapılan alanın büyüklüğüne göre artıp azalabilir.

  • Kaç Seans Gereklidir?
    Bir çok kişi 10 seans sonrası memnun kaldıklarını ifade etmektedir. Hatta ilk bir kaç seansdan sonra bile fark gözlenmektedir.
  • İşlem Sırasında Neler Hissedilir?
    İşlem yapılan deri yüzeyinde cildin ısınmasına bağlı olarak pembelik saptanır. İşlemden sonra bir kaç saat süren bir ısı bölgede hissedilir. Hemen işlem ardından günlük aktivitenize başlayabilirsiniz.

 

Genital Estetik
Selulit Tedavisi
Kök Hücre Tedavileri

Takip Edin

Klinik

klinik

Abdi İpekçi Caddesi Reasürans Han2 2.Kat.
Develi Restoran üstü Nişantaşı İSTANBUL


search